İlişkilerimizin belirleyicisi: Bağlanma Kuramı

İlişkilerimizin belirleyicisi: Bağlanma Kuramı

Bağlanma Kuramı: İlişkilerimiz 

Bağlanma kuramının tanımına gelmeden önce, kuramın ilişkilerimizi neden belirlediğini açıklamalıyız. İlişki kelimesi bizde; sevgililik, flört, evlilik gibi kelimeleri canlandırsa da, ilişki sadece; aşk, sevgili anlamı taşımamaktadır. Esnafla, ebeveynlerimizle, arkadaşlarımızla kurduğumuz iletişim de ilişki kapsamına girmektedir.

Canlıların yalnız yaşayamadığı, “yalnızlık Allah’a mahsustur” türü söylemlerin her kültürde olduğu su götürmez bir gerçektir. Bu yüzden diğer bireylerle iletişimimizin doğurduğu ilişki bizler için çok önemlidir.

Konu ilişkilerimiz olunca kimi şair ceketini giyip; edebi olarak fikirlerini dile getirmiş, kimisi ise biyoloji çerçevesinde türün devamlılığı için gerekliliği açısından ilişkilerimizi anlatmıştır. Psikoloji ve psikolog bakış açısından yaklaştığımız zaman romantik ilişkilerimizi en iyi açıklayan bu kuram olmuştur.

Bağlanma kuramı özünde Freudyen bir kuramdır. Freud’un insan gelişiminde ki “Psikoseksüel Gelişim Kuramı’nı okumak için tıklayın. 

Peki nedir bu bağlanma kuramı?

Bebeklikteki anne – çocuk ilişkisinin kalitesinin yetişkinliğe yansıması diyebiliriz.

Romantik ilişkilerimizin nasıl yürüdüğünü anlamanın bir yolu “Bağlanma Teorisi Kuramı” hakkında bilgi sahibi olmaktan geçmektedir.

En özet açıklamasıyla Bağlanma Kuramı: Ebeveynlerinizin size bebekken davrandığı şeklinizin, ilerde romantik ilişkinizi etkilediği düşüncesidir.  John Bowlby tarafından 1940’larda ortaya atılan bu teoreme göre 3 tür yetişkin bağlanması vardır.

  1. Güvenli Bağlanma
  2. Kaygılı Bağlanma
  3. Çekingen Bağlanma

Güvenli Bağlanma 

Güvenli bir şekilde bağlanan birinin sağlıklı ilişkileri vardır. İhtiyaçlarının eşleri tarafından karşılanacağı ve onlara güvenebilecekleri konusunda rahatlardır. İnsanlara güvenmekte sorun yaşamazlar. Araştırmalarda güvenli bağlanma gösteren çocukların diğer güvensiz bağlanma gösteren çocuklara göre sosyal ve duygusal olarak ilişkilerinde daha yetkin oldukları gözleniyor, bu çocuklar daha işbirliğine açık, becerikli ve neşeli görülüyorlar.

Kaygılı Bağlanma 

Kaygılı bir insanın reddedilme ve terk edilme korkusu vardır. Bu yüzden ilişki içindeyken her zaman partnerleri onları terk edecek diye endişelidirler.

Çekingen Bağlanma

Çekingen bağlanma stiline sahip bir kişi, yakınlıktan rahatsızlık duyar. Başka biriyle yakınlık hissettiği zaman panik olma ve ilişkiyi terk etme eğilimi vardır.

 

  • 1980 yılında yapılan bir araştırmaya göre: İnsanların %56’sı güvenli bağlanma tipine sahiptir. Kalan 25’lik kısmı kaygılı bağlanma tipine sahipken %19’u çekingen bağlanma tipine sahiptir.


RANDEVU OLUŞTUR