Psikoloğa gitmek istiyorum ama.. - Adana Psikolog » Onur Bal
1556
post-template-default,single,single-post,postid-1556,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,qode_grid_1300,transparent_content,qode-theme-ver-17.2,qode-theme-bridge |,disabled_footer_bottom,wpb-js-composer js-comp-ver-5.6,vc_responsive

Psikoloğa gitmek istiyorum ama..

Psikoloğa gitmek istiyorum ama..

Senelerdir aynı kalan bir durum var. Birçok kişi yeni kıyafetlere, son model telefonlara veya elektronik aletlere yüzlerce lira harcıyor, ancak psikolog, danışmanlık gibi kişisel gelişim veya “kişisel yatırım” çalışmalarına para harcamaktan kaçınıyor. Örneğin psikologa gitmeye ve psikoterapi sürecine o kadar para vermeye ve eskileri o kadar deşmeye gerçekten değer mi?

İkilemin adı: Kendine yatırım yapmak veya yapmamak…

İnsanlar mutlu olmak istiyorlar, hedeflerine ulaşmak istiyorlar, daha az savaşmak, daha az kaygılanmak, daha az stres yaşamak ve daha huzurlu birlikteliklerin keyfini sürmek istiyorlar. Bir psikoloğa gitmek bu hedeflere ulaşmanıza yardım edebilir. Ancak, birçok kişinin “Psikoloğa gitmek istiyorum…” cümlesinin devamında genelde “ama” bağlacı geliyor. Kişilerin kendini doyuma ulaştırma ve mutlu etme çabaları başka alanlarda böylesine yoğunken, kişiyi kendine yatırım yapmaktan alıkoyan ve psikoloğa gitmesine engel olan “ama”ları yakından inceleyelim..

1. “Duygularımla yüzleşmek mi? ASLA!”:

Bu durum anlaşılabilir. Mesela, bir ayrılık veya boşanma sonrası yas tutuyorsanız, yeni çıkan telefonlardan almak üzüntünüzü, korkunuzu veya kaygınızı yabancı birine anlatmaktan daha kolay gelebilir. Duygularınızın “içine balıklama atlarsanız”, tehlikeli ve yönetilmesi mümkün olmayan şeylerin serbest kalacağından korkuyor olabilirsiniz. Bu korku yardım almanıza engel olabilir, psikoloğa gitmek istemeyebilirsiniz. Sizce yeni aldığınız telefonla kendinizi oyalayarak, duygularınızı yok edebilir misiniz?

 “Bir zamanlar kendileri için gerçek tehlikeler oluşturan, fakat uzun zamandan beri tehlike olmaktan çıkan şeylerden korktuklarını ve kaçtıklarını bilmezler. Psikoterapi bize canlılığımızı yeniden kazanacağımız bu duygu dünyamıza geri dönüşümüzde yardımcı olabilir.”  – Psikanalist Alice Miller

2. “Hemen iyileşmek istiyorum”:

Terapi, danışanın da terapist kadar çabalaması ve sabretmesi gereken bir süreçtir. Başlanan terapi süreci etkisini haftalar veya aylar sonra göstermeye başlar. Çünkü ruhsal olarak iyi olma hali sihirli değnekle gerçekleşmez ve terapist sizin yerinize sizin yapmanız gereken şeyleri yapamaz. “Bu terapi kaç ay sürer?” sorusunun cevabı danışanın problemine, seanslarına düzenli devam etmesine ve terapistle işbirliği düzeyine bağlı olarak değişir. Terapi hızlı bir iyileşmeden ziyade kalıcı dönüşümü hedefler.

Adana Psikolog Onur Bal Sık Sorulan Sorular

3. “Psikoloğa gitmeyi anlamsız buluyorum”:

Bazı kişilere toplum/aileleri tarafından; erken yaşta mutlu olma isteğinin anlamsız, hatta bencilce olduğu öğretilmiştir. “Psikoloğa gitmek istiyorum ama kendime yatırım yapmayı hak etmiyorum, bu çok gereksiz.” diyen kişilerin sayısı hiç de az değildir. Bu kişiler terapiye para harcamak yerine daha haz verici şeyleri seçerler; bir festivale ve seyahate yüzlerce lira harcayabilirler, çünkü bu harcama keyif vermeyi garanti eder ve çoğu kişinin yaptığı bir şeydir. Eğlenceye yapılan harcamalar kendiliğe yapılacak yatırımdan daha önemli ve olağan görülür. Okuyunca garip geliyor değil mi?

4. “Psikoloğa gitmek istiyorum ama utanıyorum.”:

Problemlerinizi olduğunu kabul etmek bile çok utanç vericiyken, bu problemler için yardım istemenin çok daha utanç verici olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. “Ben çocuk değilim, yetişkinim, bunlarla tek başıma başa çıkabilmeliyim.”“Eşimle olan cinsel problemleri neden başka birine anlatayım?” veya “Ben koskoca şirketin müdürüyüm, bir sürü kişiyi yönetiyorum, öfkemi nasıl yönetemem?” sıklıkla karşılaştığımız sorgulamalardır.

Gerçek şu ki eğitimi, yaşı, işi ne olursa olsun herkes, hayatının belli dönemlerinde yardıma ihtiyaç duyar. Yardıma yatırım yapmak duygusal olarak zorlu olabilir, çünkü bir yanınız yardım almanın zayıflık, tembellik veya başarısızlık olduğunu düşünebilir. Bunlar çoğu zaman aile tarafından empoze edilmiş ve sonradan içselleştirilmiş tabular ve/veya sosyal tabular ve maalesef sizin için gerekli olan psikoterapi deneyimini oldukça kısıtlayan önyargılar.

5. “İşe yarayacağına zannetmiyorum”:

Bu söylem, en önemli engellerden biridir. “Açıklamalarınızı anlıyorum, ancak bu terapi sizce gerçekten işe yarar mı? Sorunumu çözebilir misiniz?” “Verdiğim paraya değer mi? Değeceğini garanti edebilir misiniz?” gibi sorular psikoterapiye dair duyulan kaygılardandır. Araştırmalara göre terapide uygulanan teknikten çok terapist-danışan ilişkisindeki dinamiklerin terapinin olumlu sonuçları üzerinde rol oynadığını göstermektedir.

Neler Yapılabilir?

Eğer hayatınızı değiştirmek istiyorsanız ve “psikoloğa gitmek istiyorum ama” diyorsanız, ancak terapiye başlamakla ilgili endişeleriniz varsa, neler yapabilirsiniz?

  • İç dünyanızı sorgulayın: Endişeye neden olan korkular, şüpheler, ön yargılar neler? “Psikoloğa gitmek işe yaramayacak.” diyen ses kime ait? Sizi gerçekten engelleyen şeyi ve nedenini düşünün.
  • Hiçbir şey yapmamanın sonuçlarını düşünün: Eğer sizi mutsuz eden kalıpları devam ettirirseniz, bundan iki-üç sene sonra nerede olacaksınız? Takılıp kalmanın ve sabitliğin sonucu ne olacak? Haydi diyelim hiçbir şey kötüleşmedi, iyileşen şeyler olacak mı?
  • Tutumunuzu düzeltin: Mutluluğa, sağlığa ve iyi olmaya yatırım yapmak için neleri değiştirmeye ihtiyacınız var? İç huzura ve mutluluğa kavuşmak için gerçekten bir değer ödeyebilir misiniz? Sağlığınızın sizin için değeri nedir?
  • Kendinize izin verin: Kendiniz için güzel şeyler yapmanız ve değerli deneyimler edinmenizde yanlış hiçbir nokta yok. O son çıkan telefonu alın, seyahat edin, kitaplar okuyun; tüm bunları yaparken iç dünyanızı yani ruhsallığınızı da beslemek, zenginleştirmek ve okumak için kendinize özel bir alan yaratın.

Umarım ki bu yazı, “Psikoloğa gitmek istiyorum …” diyen kişilerin şüphelerini ve korkularını biraz olsun azaltır.

 



RANDEVU OLUŞTUR