Psikoterapi Çeşitleri – Psikoterapinin ilkeleri

psikoterapi-cesitleri

Psikoterapi Çeşitleri – Psikoterapinin ilkeleri

Pek çok farklı psikoterapi çeşitleri vardır. Tüm terapilerin amacı: hastanın zihinsel hastalığının temelini oluşturan psikolojik problemleri tanımlama, anlama, değiştirme ya da bu hastalıklardan konmaya yardımcı olmaktır. Psikoloji daha çok yeni bir bilim olması, tek bir tane doğrunun olmaması sebebiyle, terapi türleri kendi içinde ayrılmaktadır. Fakat “doğru terapi yaklaşımı” diye bir şey yoktur. Kişiye ve kişinin hastalığına, zorlantısına göre bu değişiklik gösterir.

Psikoterapiler, psikiyatrik hastalığın psikolojik bir nedeni ya da bileşenlerin olduğu kuramına dayanan tedavilerdir. Şizofreni, depresyon, fobi ve nevroz, cinsel işlev bozukluğu, yeme bozukluğu, bağımlılık ve kaygı bozukluğu gibi bir dizi psikolojik rahatsızlığa yardımcı olmak için kullanılır.

Psikoterapinin ilkeleri

Psikoterapi ile ilgili eğitim kurumları, temel kuramsal modeller bakımından büyük farklılıklar gösterse bile bazı temel ilkeleri ortaktır. Sonuçta bütün kuramlar insana yardımı olmaya çalışır.

-Bir ilişki kurulması: Terapide ilk adım, bir hasta-terapist ilişkisinin kurulmasıdır. Terapist ve hastanın ilişkisi terapi çeşitlerine bağlı olarak farklılık gösterir. Bazı terapi türlerinde, ilişki bir ebeveyn-çocuk etkileşimine benzer.

Psikoterapinin etkili olabilmesi için terapistin ve hastanın uygun bir ilişki kurması gereklidir. Bunun temeli terapi türüne bağlıdır.

-İçgörü kazanma: İkinci adım, hastanın terapistle konuşarak problemlerini tanımlamaları ve anlamaları için hastanın tartışma yoluyla içgörü sağlamasıdır. Hastanın kendi yolunu bulması amacıyla terapistlerin hastaya karşıt yönlendirme derecesi terapi türüne göre belirlenir. Daha öncede belirttiğim gibi; her terapi yaklaşımı farklıdır.

-Bir planda uzlaşma: Kimi terapi türleri basit bir içgörünün kazandırılmasının problemleri çözdüğünü düşünmektedir. Diğer yaklaşımlar daha pratiktir; tedavi, hasta ile terapistin birlikte plan yaparak hastalığı yöneltmesiyle sağlanır.

Psikoterapi çeşitleri                                                               

Terapi için pek çok eğitim kuruluşu vardır fakat çoğunlukla psikoterapi çeşitleri; psikanalitik, bilişsel davranışçı ve  danışman odaklı terapi olarak verilen üç geniş başlıktan birine dahildir.

Psikanalitik Terapi

Psikanalitik terapi, daha önce Psikoseksüel Gelişim Kuram’ına değinilen Freud’un bilinçaltı kuramına ve onu izleyen diğer kuramlara dayanmaktadır.

Psikanalizde; zihinsel sağlık sorunları, bilinçaltında çatışmaların belirtileri olarak görülür. Bunlar çocukluk deneyimlerinden ve seks gibi temel dürtülerin etkisinden kaynaklanmaktadır. Bu duruma bir örnek: çocukluk döneminde bilinçaltı olarak ebeveynlere yönelik cinsel dürtülerin bastırılması ve çatışmalardan dolayı ruhsal hastalıkların ortaya çıktığı Oedipus kompleksidir.

Hasta bu çatışmaları rüyaları ve fantezileri arasında ilişki kurarak ya da konuşurken ortaya çıkarır. Psikanalistin rolü bu malzemeyi yorumlamak ve hastanın bu çatışmaları çözmesine yardımcı olmaktır.

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

BDT, zihinsel hastalıklara düşüncesel süreçlerin (biliş) işlev bozukluğunun ya da uyumsuzluğunun neden olduğu kuramına dayanır. BDT, hastaların bu bilişin farkına varmalarına bu bunlardan kaynaklanan davranışları değiştirmelerine yardımcı olarak, hastaları tedavi etmeye çalışır. Psikanalizden farklı olarak, zihinsel hastalık bir belirti değil, bir problem olarak görülür.

Bilişsel Davranıştı Terapi’de hasta, olumlu düşünce kalıplarını olumsuz olanların yerine koymayı öğrenir. Hastalara anksiyete ve nevrozların üstesinden gelmeye yardımcı olmak için gevşeme ve nefes teknikleri gibi davranışlar uygulanır.

Danışan Odaklı Terapi

Danışan odaklı ya da Rogerian Terapi, hastanın koşulsuz kabul ve teşvik sağlayarak kendi yanıtlanırını bulmasını sağlar.  Danışan odaklı terapinin teorik temelleri terapiste bağlı olarak değişmekle birlikte, en yaygın olanı psikodinamik kuramdır ve zihinsel hastalığın insanların, özellikle de çocuklar ile ebeveynler arasındaki işlevsel olmayan sosyal ya da duygusal etkileşimlerinin sonucunda ortaya çıktığını ileri sürerler.

 



RANDEVU OLUŞTUR