Makineler Düşünebilir mi? Turing Testi nedir?

Makineler Düşünebilir mi? Turing Testi nedir?

Gerçek mi, kurgu mu?

Çoğu kişi düşünebilen, duygulara sahip zeki makineler yapmanın düşünü kurmuş, bazıları da bunu gerçekleştirmiştir: araba motoru yapabilen robotlar, satranç oynayabilen ve büyük ustaları alt eden makineler. (bahsettiğim makine The Turk, satrançla veya yapay zekayla ilgiliyseniz National Geographic’in belgeselini izlemenizi öneririm. Mükemmel bir otomat.)

Eski mitlerin birçoğunda, düşünen makinelerden, köle benzeri otomatlardan ya da bir kez yaratıldı mı kontrol dışına çıkan korkunç canavarlardan bahsedilir. Fütüristler (gelecekbilimciler) geçtiğimiz yüzyılda, makinelerin tüm angaryaları ortadan kaldırdığı ya da dünyayı ele geçirdiği muhteşem yeni dünyalardan bahseden yazılar yazdılar. Günümüzdeyse, robotlardan ve tıbbi tanı gereçlerinden gelişmiş oyuncaklara kadar her şey kalbinde yapay zeka yer alıyor.

 Yapay Zekanın tanımı

Yapay zekanın modern tanımı, zeki ajanlar yani çevrelerini algılayıp başarı şanslarını en üst düzeye çıkaracak eylemlerde bulunan sistemler üzerinde çalışılması ve bunların tasarımıdır.

Yapay zeka terimi, makine ya da programların bir özelliğini tanımak içinde kullanılır: sistemin sergilediği zeka. Araştırmacılar, makinelerin akıl yürütme, bilgi, planlama, öğrenme, iletişim, algı ve hareket etme ve nesneleri manipüle etme yetenekleri sergileyeceklerini umuyorlar. Genel Zeka yani güçlü yapay zeka henüz başarılmış olmayıp yapay zeka araştırmalarının uzun dönemdeki hedefleridir.

Ya yaratıcı makineler?

Yaratıcı makineler tasarlayabilir miyiz? Yaratıclık genellikle hem yani hem de yararlı bir şeyler üretmek demektir. Toplumsal ve duygusal zekası olan makineler yaratılması da aynı derecede tartışmalı bir fikirdir. Bu nitelikleri taşıyabilmek için, makinenin öncelikle bir başkasının (insan ya da makine) duygularını okuyup saptayabilmesi, sonra da o kişiye ya da makineye uygun tepkiler verebilmesi gerekir. Duygusal zekası olan, toplumsal beceriler kazandırılmış bir makinen yalnızca kibar olması yetmez, tatmin edici ve duyarlı olması da beklenir.

Turing Testi

1950’de İngiliz matematikçi Alan Turing çok basit bir ölçüt ortaya attı: Bir bilgisayarın zeki olarak nitelendirilebilmesi için, bir insanı kendisinin de insan olduğuna inandırması gerekir. 1960’ların başlarında, araştırmacılar PARRY adlı paranoid bir bilgisayar programı geliştirdiler. Program iki durumdan birine ayarlanabiliyordu. Hafif ya da şiddetli paranoid. Test bir grup gerçek, kalifiye psikiyatrın tele-yazışmalarıyla “hasta”yı sorgulaması üzerine kurulmuştu. Çalışma psikiyatrlardan hiçbirinin bir bilgisayarla görüştüğüne inanmadığını gösterdi. Daha da ilginç olan bir şey var, bir grup psikiyatra, kimi gerçek kimi de bilgisayarın ürettiği paranoid hastalarla yapılan görüşmeleri gönderildi. Tabii, bunları birbirinden ayırt edemediler.

Turing testi ölçütlerine göre, uzun zamandır zeki makinelerimiz var; insanlar gibi davranabilen programlanabilir bilgisayarlar. 1960’lardan beri, bilgisayarlar, psikiyatri görüşmeleri dahil, her konuda ciddi şekilde soruları alıp yanıtlayarak sohbet edebiliyor. Kesin konuşmak gerekirse, dinlemiyorlar ya da konuşmularlar fakat soruları yazılı verdiğinizde yazılı yanıtlarla size dönüyorlar. Eğer muhataplarını gerçek bir insanla konuştuğuna inandırabiliyorlarsa da testi geçiyorlar.



RANDEVU OLUŞTUR